SadistruH

Dünya Keranesinde Bakire Değilsin Tecavüz Edenler Var
 
Metalin SadistiAnasayfaGaleriKayıt OlGiriş yap
Sayfayı FaceBook'ta Paylaş
Menü
(140 Grup)

En son konular
» Lacrimosa Biyografi
Çarş. Şub. 16, 2011 9:03 am tarafından filth

» Haluk Levent - Karagöz Ve Hacivat Albüm Kritik
Ptsi Şub. 14, 2011 1:19 pm tarafından deli kızın donu

» Cradle of Filth Meraklılarına
Ptsi Şub. 14, 2011 1:08 pm tarafından deli kızın donu

» Sokak Sayfası Açıldı
Ptsi Ocak 24, 2011 12:40 pm tarafından deli kızın donu

» tarihi işkence aletleri
Çarş. Ekim 06, 2010 5:56 am tarafından Jade

» Ozzy Osbourne İstanbul Konseri
Perş. Eyl. 30, 2010 12:53 am tarafından deli kızın donu

» Lamb Of God - Walk With Me İn Hell Şarkı Sözü Türkçe
Perş. Eyl. 30, 2010 12:52 am tarafından deli kızın donu

» Lityum
Perş. Tem. 29, 2010 10:05 am tarafından deli kızın donu

» Kurban
Perş. Tem. 29, 2010 9:54 am tarafından deli kızın donu

Galeriler
 
 
Yabancı Gruplar
Yerli Gruplar
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma

Paylaş | 
 

 Salvador Dali

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sadistruh
PatroN
PatroN


Mesaj Sayısı : 861
Yaş : 28
Nerden : Antalya
nick2 : Patron
Kayıt tarihi : 30/03/07

MesajKonu: Salvador Dali   Salı Ağus. 07, 2007 4:23 am


Salvador Dali’nin Hayatı

Salvador Dalí 11 Mayıs 1904′de Figueras’ın (İspanya’nın Kuzeyinde Pirienelere yakın bir kasaba) bir köyünde doğdu. 6 yaşındayken menenjitten ölen erkek kardeşinden 3 sene sonra dünyaya gelmişti. 1973 de şöyle yazacaktı:
‘Doğar doğmaz tapınılan bir ölünün ayak izlerinden yürümeye başladım. Beni severken hala onu seviyorlardı aslında. Belki de benden çok onu.. Babamın sevgisinin bu sınırları yaşamımın ilk günlerinde itibaren çok büyük bir yara oldu benim için.’[url=][/url]
Ona koydukları isim; ölmüş kardeşinin ismiyle aynıydı: Salvador. Ressam bu kardeşine ikiz kadar benziyordu. Anne babasının yatak odasında Velazquez’in Çarmıhta İsa resmiyle birlikte asılı olan kardeşinin resminin yaşayan bir aynasıydı. Böylece Salvador Dalí bir küçük despota dönüştü. Ailesinin dikkatini çekmek için yaptığı histeri krizleri, teatral hareketler alışılagelmiş şeylerdi. Uzun süre, onu fetheden kızkardeşi Ana Maria’nın doğumu bile onu düzeltmeye yetmedi. Aksine zaman geçtikçe farklılığını ifade etme isteği daha dayanılmaz hale geliyordu.
Hasta çocuk; 10 yaşında yaptığı ilk self-portresinin ismiydi. Bir süre sonra ilk resim kursuna başladı. Öğretmeni Juan Núñez iyi bir ressamdı; ondan karakalem çalışmayı öğrendi. Daha sonra Catalan (İspanyanın Kuzey doğusunda yaşayan Catalanca adında farklı bir dil konuşan insanlara verilen isim) empresyonist ve realistlerini tanıdı. Daha sonra Kübizm ve Juan Gris’i keşfetti.
20′li yılların başında Madrid San Fernando Akademisine başladı. Ancak anarşist hareketleri nedeniyle okuldan atıldı ve bir süre Girona’da tutuklu kaldı. (1923) Daha sonra tekrar okula kabul edilse bile 1926′da tamamen atıldı. Bunu takip eden yıl Paris’te Picasso’yla tanıştı. 10 yıl sonra Londra’da Stefan Zweig onu Sigmund Freud’a tanıttı. 1923′te Madrid’de Luis Buñuel ve García Lorca ile tanıştı.
Dalí böylece değişti. Görünümüyle de. Başlangıçta ki uzun saçları; ağzından hiç düşmeyen piposu daha sonra kısacık biryantinli saçlı spor kıyafetli asık suratlı birine dönüştü. Günlük yaşamı; entelektüel bir söylemin ve lüks bir yaşamın çevresinde dönüyordu. Buñuel’le ‘Bir Endülüs Köpeği’ filmini sahneye konmasına yardımcı oldu. Ama. Buñuel.’i dinsizlikle suçlayarak ikinci bir filmden uzak durdu. Buna karşın García Lorca’yla çok yakın bir arkadaşlığı oldu. 1925-36 yılları arasında uyumlu bir dostlukları oldu. Kadınlar pek ilgisini çekmiyordu. Onlar “sadece erotik fantezileri için gerekli”ydiler.
Dali’nin fikrini değiştiren olay 1926’da Gala’yla tanışmasıyla gerçekleşti. Gala; bir Rus avukatın kızı ve sürrealist şair Paul Eduard’ın eşiydi. Onu ilk defa Cadaquez’de Akdeniz’in Catalan kıyısında Hotel Miramar’ın karşı terasında gördüğünde eşiyle beraberdi. Ertesi gün saat 11′de plajda buluşmak üzere sözleştiler. Dali bu olayı tamamen sembolik bir biçimde hazırlamaya karar verdi.
Soyundu. Elbiselerini, göğüs uçlarını, kıllarını, göbek deliğini ve esmerleşen tenini gösterecek şekilde kesti, katladı. Boynuna inci bir kolye, kulağına bir kırmızı bir sardunya taktı. Traş olurken yaralanmasından esinlenerek kendi kanını süründü. Bunu balık kuyruğu, keçi gübresi ve yağla karıştırdı. Ama pencereden Gala’yı, özellikle de çıplak bronzlaşmış sırtını görünce, bu ölümcül ritüele son vererek üzerindeki partallığı ve bu vebalı tutkuyu soyunmaya karar verdi. Birkaç ay sonra tamamen aşık olarak birlikte yaşamaya başlayacaklardı. Ve o andan itibaren Gala; Dali için bir aşık, bir arkadaş, esin perisi ve model (ilk defa profilden Gran Mastrubador’da gözükür), danışman ve herşeyin ilersinde varlığının yöneticisi olacaktır. Port Lligat’de hayatlarının evlerini kurdular.
İlk önce İspanya İç Savaşı’ndan daha sonra Dünya Savaşından kaçmak için tüm dünyayı gezdiler. Dali şöyle açıklar düşüncesini:
‘Her zaman anarşist ve aynı zamanda da monarşisttim. Her zaman burjuvaziye karşıydım ve hala da öyleyim. Gerçek kültürel devrim monarşist prensiplerin restoresiyle mümkündür.’
Ama 1934′te beş yıllık aktif bir işbirliğinden sonra artık eski sürrealist arkadaşlarından ayrılmış ve küçük burjuvaya dönüşmekle suçlanır olmuştu. Çünkü politikadan kaçıyordu:
‘Beni ne marksizm bir parça bile ilgilendirmiyordu. Politika bir kansere benziyordu.’
Newyork’a yerleşti, ama arada sırada geri dönüyordu. Örneğin faşistler arkadaşı Garcia Lorca’yı öldürdükten ya da Nazilerin istilasından sonra. Mamafi, Kuzey Amerikalılar tarafından aranılan, sevilen, iyi ücret ödenen biriydi.
1966′da Newyork modern sanatlar müzesinde 1966′de ona bir retrospektif adadılar. Beuborg’daki bir diğer sergi için 1979′a kadar beklemesi gerekti. 3 sene sonra 1982′de Gala öldü. O zamandan sonra nerdeyse resim yapmayı bıraktı. Dali , Gala’nın mezarının olduğu Pubol’e yerleşti ve son eserlerini verdi.
Bütün akımları tanıyıp; olası bütün etkilerden geçtikten; tüm çılgınlığıyla o devasa eseri ‘Babil Kulesi’ni oluşturduktan sonra; Salvador Dali sanatı boyunca uzayıp giden bir ipi farketti. Bu ip görünmez bir şekilde daha Breton’la bile değilken gerçekleştirdiği ilk sürrealist eseriyle, gerçek anlamdaki sürrealist eserlerini birbirine bağlıyordu.
Freud’un içten ve ve fanatik olarak tanımladığı, Dali’nin gözleri; hep büyüleyici bir dünyayı keşfediyordu. Dali hiçbir zaman taptığı esin perisi Gala’dan ayrılmadı, eve kendine duyduğu ihtiyaçtan daha fazla bir ihtiyaçla ona bağlıydı.
Pubol Şatosundaki yangından kurtulduktan sonra; 23 Şubat 1989′da Figueras hastanesinde, 84 yaşında öldü. Cesedi ilaçlandı; ve Figueras’daki müzesine hakim olan dev kubbenin altına gömüldü.



_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://sadistruh.usersboard.net
sadistruh
PatroN
PatroN


Mesaj Sayısı : 861
Yaş : 28
Nerden : Antalya
nick2 : Patron
Kayıt tarihi : 30/03/07

MesajKonu: Geri: Salvador Dali   Cuma Ekim 05, 2007 1:14 pm

Dali'den Notlar:

  • "iyi bir ressam olmak için iki şart gerekir: 1.ispanyol olmalı; 2.ismi Salvador Dali olmalı"
  • "dünyada iki tane iyi ressam var biri pablo diğeride ben ama ben daha iyiyim"
  • beklemek üzerine vereceği bir konferansta saatlerce beklemekten salon boşaldıktan sonra dali gelip kalan bir kaç kişiye beklemek budur deyip gitti Smile
  • kendisine deli diyenlerle ilgili konuşurken elindeki bastonunu göstererek "ben bunu mürekkebe batırırsam milyonlarca dolar eder ama bunu başkası yaparsa ona deli derler" demiştir.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://sadistruh.usersboard.net
c-lectra
ModeratöR
ModeratöR


Mesaj Sayısı : 105
Yaş : 26
Kayıt tarihi : 06/11/07

MesajKonu: Geri: Salvador Dali   Paz Eyl. 07, 2008 1:02 pm

bu dostumuzun resimleri süperrr!ben su saatlerin akıp gittigi resmine hastayım.adamın dünyası bi degişik,görüsü kötü olsada!

_________________
MEMENTO MORİ!!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Salvador Dali   Bugün 9:20 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Salvador Dali
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
SadistruH :: Genel :: Arızalı İnsanlar-
Buraya geçin: